İşinizin tam ortası, siz başka bir dünyada ve bambaşka bir düşüncenin peşinde iken telefon çalıyor ve
-T: İyiiiigünlerrrr, …. falan filanla mı görüşüüüüyoruuuum?
-S: Buyrun, evet.
-T:Siziiii yeniiiii kampanyamııııız hakkınnnnda bilgilendireceğiiiiiim müsaiiiit misiniiiiz?
-S: Ben firmanızın müşterisi değilim ancak.
-T:Biiiiiz de siiiiize bu konuuuuda yeniiiii imkanlar sunmak istiyoruuuuuz.
Sizin vaktiniz yoktur ve bu arayan kişi uzata uzata sakız gibi bir konuşma tarzı ile kurumsal olmanın gereğinin telefonda yayvan bir şekilde konuşmak olarak algılamaktadır.
İşin komik yanı, telefonun iki tarafın bilgisi dahilinde kapatılması anında karşı taraftan, “başka yardımcı olmamı istediğiniz bir konu var mı?” diye bir soru gelir.
İşte o an, kırılım noktasıdır ki eğlence başlar.
Birincisi yardım isteyen oldu mu? Olmadı, ben kös kös oturuyordum sen aradın!
İkincisi ki zevkli yanlardan biri; bu arayan çocukcağızlar pek bir bilgisizdir. Ellerine bir föy verilir ve bir liste verilir. Aha bu listeden bu numaraları çevir ve bu föydekini okuyuver denir. 10 günlük müşteri hzmeti eğitimi alan, dünyadan henüz bi’ haber olan bu arkadaşa bir soru sorduğunuz zaman karşı tarafta bir sauna etkisi yaratırsınız.
Eğer ki siz, konu hakkında ondan daha fazla bilgiye sahip olduğunuzu hissettirisenize bu genç arkadaş sizi bozabilmek anlamında epey bi’ kasılmaya başlar.
İşte böyledir bilgilendirmeler, peki siz arasanız bilgi alabilir misiniz?
Önce 5′e sonra 7′ye sonra 2′ye basarsın 15 dakika geçer. Sonra hattan düşersin.
Ama o arasa sen açarsın.